Dost başa düşman ayağa bakar diye bir bildikleri var ki söylemiş atalarımız. Eğer birini alt etmek, hatta ve hatta mahvetmek istiyorsanız hiç başka şeylerle uğraşmayın direkt ayaklara çalışın. Sırtından vurmak filan derler ya, hikaye..
O pazar günü kırk yılda bir beğenip aldığım ayakkabı, 2 saatte dünyayı hem başıma hem ayağıma dar getirdi. Staj görüşmesine aksayarak, üstelik 1 gün gecikmeli gittim.
Nereden sevdim o zalimi, ben de bilemedim.
Yeni anket: NASA Halime'yi nereye göndermeyi planlıyor?
Gönderen CELLMANN Etiketler: CELLMANN diyor ki 26 Mayıs 2008 PazartesiÇok gizli tutulan bilgilere göre NASA, Türkiye'nin başvurusunu inceleyerek Halime'yi zarar veremeyeceği bir noktaya fırlatmayı planlıyor. Planlanan bölgeler arasında "Güneş", "Okyanus dibi", "Karadeliklerden biri" ve "nereye olursa olsun da gitsin yeter artık" seçenekleri var.
Siz de bu ankete katılarak geleceğimizi garanti altına almak için Halime'nin gitmesi gereken yeri belirleyebilirsiniz.
Pazar Günlüğü
Gönderen halime çiçek Etiketler: Aktif Olaylar Silsilesi, Günlük Güneşlik 25 Mayıs 2008 PazarGözümü açtığımda, sabaha kadar Neredesin Firuze'nin soundtrack'ini dinlemiş gibiydim. 'Ben seni sevdiğim zaman bu şehirde yağmurlar yağardı' diye bir Özcan Deniz tınısıyla uyandım sabah sabah. Sebepsiz bu durum karşısında afallamış şekilde içimde çalan şarkıyı durdurmaya çalışırken yerimden kalkmadan, sadece pazar günlerine has bir durum olan, sokağın sessizliğine kulak kesildim. Araba seslerinden azade sokakta yağmurun çiselemeleri duyuluyordu.
Yağmur konusunda Ankara bu sene İngilitere'den eksik kalmadı, şükürler olsun. İngiltere dedim bak yine, Eurovision geldi aklıma. Her sene izlemiycem diyorum, yine az da olsa bakıyorum. Malum Rusya patencileriyle yaptığı şovla birinci oldu. Seneye biz de sahneye döner mi taksak diyorum. Aralarda millete dağıtılır, hoş olurdu.
Her neyse yağmur tüm gün aralıklarla seyredursun, ben iki pazardır gidemediğim pilates seansıma nihayet gitme eylemini gerçekleştirebildim. Hoca 'neffes aal, neffes veer' derken karşıdaki aynadan, iki elimle havada tuttuğum koca topa takıldı bakışlarım. Dünyayı elime geçirsem demek aşağı yukarı böyle görünecektim. Gülerken çaktırmamaya çalışmak da komik oluyor, bunu da o sırada yakaladım.
Çıkışta Beğendik'te gezerken kremalı çilek alalım diye tutturan Yağmur'a, 'hayır kremalı olmaz, kremalı olmaaz' diye mani olduktan sonra üst katta ayakkabı deneme çılgınlığımıza teslim olmuştuk bu sefer.
Böyle böyle derken akşam oldu. Şimdi şu yazıyı bitirebilecek miyim Allah'ım diyerek, endişeler içinde yanıbaşımda Savaş Ay tonlamasıyla şiir okuyan kardeşime bakıyorum. ÖSS çocuğun huyunu değiştirdi galiba. (:
Ne de Yaman Gezgin'mişsin Arkadaş
Gönderen halime çiçek Etiketler: Nasıl Delirdim?, Zaferlerim 20 Mayıs 2008 Salı
Hani Coco Star reklamlarında kaplanla "yan yana fotoğraf çektirelim" diyen Yaman Gezgin vardı ya. İşte O artık yok. Yani var da, kayıp.
Haftalardır seferber olduk yamangezginkayboldu.com'da O'nu arıyoruz. Bulana ödül bile vereceklermiş. (:
Ben de bu yarışma sayesinde bir adet i-pod shuffle kazandım. (ayıptır söylemesi) Fakat artık, Yaman'ı bulmak benim için sadece bir yarışma olmaktan çıktı. Bulamazsam meraktan çıldırıcam, nerde bu adam ya?
Turkcell'in Çoluğunu Çocuğunu Yedi Doymadı bea
Gönderen halime çiçek Etiketler: Halime diyor ki 16 Mayıs 2008 Cuma
Turkcell'in hisseleri yüzde 9.5 değer kaybetti ve piyasa değeri 16.5 milyar dolara düştü. Abone başına gelir ise 13.2 dolara geriledi.
Yukarıdaki veriler ve resim, "bir şirket nasıl sömürülür?" sorusunun ve bir GSM operatörünün abonelerine verdiği imkanların nasıl da hunharca kullanıldığının yanıtı mahiyetindedir.
Turkcell'in bana 'hoş geldin' hediyesi olarak verdiği MMS'leri, yeni bir kampanya var sanarak kendine yontmaya çalışmakta gecikmeyen Selman, "hani kampanya, nerde nerde?" diyerekten hemen bana gördüğünüz mesajı attı.
Tabii bu Selman'ın ne ilk ne de son sömürüsü olacak, zira kendi ağzından da ne denli güzel sıralanmış, Turkcell'e verdiği zarar ziyanın beyanatı.
Turkcell'e sesleniyorum, bu çocuk Turkcell'le hayata bağlanan damarlarınızı kurutacak! Lütfen Selman'la hayata karalar bağlamayın.
Uzun zamandır karşılıklı olarak tokatlaştığımız Halime, yine uzun zamandır yediği tokatın acısını unutamamış ve Ayşe Teyze’nin getirdiği ve cüzdan gibi çantasından çıkardığı Ace Bahar Ferahlığı ile yıkadığı beyaz bayrağı dalgalandırdığını duyurmuştur.
CELLMANN yine belgelerle konuşuyor
Son yaptığımız görüşmede benim gece baskınlarımdan korktuğunu ve arkadaşlarına anketlerde istediği şekilde oy kullanmaları için baskı yaptığını itiraf etti. Sadece benim gece baskınlarımdan değil, yakın çevresinden de sürekli darbe alan Halime’nin yapacağı doğru şey, bundan sonraki yazısında benim büyüklüğümü, liderliğimi, üstün zekamı ve mütevazı düşüncelerimi kabul edip barış için sandığa gitmesidir.
Halime neler kazandı?
Sürekli olarak bana mesaj gönderip Blog ödüllerinde kendisine oy kullanmamı isteyen Halime, artık kendini kaybetmiş ve bundan sonraki hayatını Ruh ve Beyin Hastalıkları hastanesinde geçirmeye hak kazanmıştır. Tıp dünyasını göreve çağırıyorum. Lütfen Halime’yi hayata kazandırın.
'Her genç kızın rüyası, Zetina dikiş makinası' diye bir reklam vardı eskiden. Her genç kızın rüyası böyle midir, bilemiyorum.
Bir sabah Ulus-Seyranbağları hattında dolmuşçuluk yaparken uyanıyorsanız siz de bilemezdiniz. Baya baya da o vites attırma evrelerini filan yaşıyorsanız üstelik.. Hani şu rüyada düşme hissine kapılmanın paleolitik çağlardan kalma kalıtsal bir rüya olması gibi bir açıklaması da yok bunun.
Sabah kuzenim rüyasını anlatırken susarak hafif gülümsedim, kendi rüyamı düşündüm.
Bilinçaltımda bastırmak mı, dolmuşçu olmak mı? Yok canııım. (:



