Yağmur altında üşüyen
Köprü olmak geçer
Hiç değilse
İçimden.
Çocukla çocuk olmak diye bir deyim vardır. Genelde büyüklerden birinin çocuklarla tartışması gibi durumlarda kullanılan bu deyim, benim için anlamının çok ötesinde belki dünyada kötü sayılarak yapılan şeylerden en iyisidir. Bir çocuğun gözüyle dünyaya bakabilmek, hatta o şekilde yaşamak…
Bugün sorsam herkes bir şeylerden dem vuruyor. Haklılar, dünyanın hali, insanlığın hali… Düşünmek bile içler acıtan mesele. Oysa dünya çocuksuluğunu kaybettiğinden değil mi, bu kadar sorun? Geçenlerde bir yazıda ağlaya ağlaya okuduğum, aynen şöyle bir olayın zuhur ettiğ yazılmıştı:
Televizyonda Afrika’da ekmek toplayarak karınlarını doyurmaya çalışan, bir deri bir kemik kalmış çocukları gören bir çocuğumuz, evdeki parça ekmekleri alıp televizyonun arkasına koymaya başlamış. Anne babası fark edene kadar aradan 1-2 gün geçmiş, bir de bakmışlar ki televizyonun arkası ekmek dolu. Burada çocuğun bunu neden yaptığını anlamak, eğer hala çocukça düşünebilen bir vicdanımız varsa, hiç de zor olmasa gerek. Ama işte, çocukla çocuk olmamalı ya... Neden? Sisli camlar ardında yaşaya yaşaya güneşimiz mi battı?
Büyükler o çocuk kadar çocuk olabilseler acaba, 21. yüzyılda bilişim çağını yaşayan insanlığın neredeyse yarısı açlık sınırının da altında yaşar mıydı, yine de?




0 yorum:
Yorum Gönder